Bütçe Makaleleri

Kamu Bütçesi Ç.Ü.İİBF Maliye

Mali disiplin elden gidiyor

Bu yılın ilk dört ayında merkezi yönetim bütçesi giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 oranında artmış bulunuyor. Enflasyon yüzde 10 dolayında olduğuna göre demek ki giderler, enflasyonun iki katından fazla artmış. Eğer bu artış yalnızca faiz giderlerinden kaynaklanıyor olsa kaygılanmamak mümkün olabilirdi. Çünkü faizlerin yükselmesine yol açan koşullar dış dünyadaki dalgalanmalarla başlayıp içerideki siyasal gerginliklerle tırmanmış olduğuna göre hükümetin, bu gelişmede seçim süreçlerini iyi yönetememesi dışında, fazlaca bir etkisi olmadığı ileri sürülebilirdi. Ama eğer artış faiz giderleri dışındaki giderlerde de söz konusuysa o zaman bu gelişmenin bir bölümü hükümetin doğrudan sorumluluğu altında demektir ve kaygılanmayı gerektirir.

Geçen yılın ilk dört ayına göre faiz giderleri yüzde 24, faiz dışı giderler de yüzde 20 oranında artmış. Enflasyonun yüzde 10 olduğu bir ortamda faiz dışı bütçe giderlerinin yüzde 20 oranında artış göstermesi bugüne kadar gerçekleştirilen bütçe disiplinini ciddi anlamda tehdit etmeye başlamış bulunuyor. Bütçe giderlerinin ayrıntısına girdiğimizde geçen yılın ilk dört ayına göre bu yıl da bütün faiz dışı giderlerin enflasyon oranının çok üzerinde artışlar sergilediğini görüyoruz.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri bu yılın ilk dört ayında geçen yıla göre yüzde 20 oranında artış göstermiş. Devletin asıl ve devamlı gelir kalemi olan vergi gelirlerinin artış oranı ise yalnızca yüzde 10. Yani enflasyon kadar. Faiz dışı giderler yüzde 20 artarken bunları finanse edecek asıl kaynak olan vergi gelirleri yüzde 10 artıyor. Bütçeyi finanse etmekte kullanılan ve geçici bir gelir kaynağı olarak kabul edilmesi gereken özelleştirme gelirleri neredeyse 6 milyar YTL ile rekor kırıyor ve faiz dışı giderlerdeki büyük artışı finanse etmeye yetmeyen vergi gelirlerinin imdadına koşuyor. Buna karşın özelleştirme gelirleri, geçen yılın ilk dört ayında 4 milyar YTL olan bütçe açığının bu yılın ilk dört ayında 5.4 milyar YTL’ye tırmanmasına engel olamıyor. Eğer Oger grubunun erken ödemesi olmasa bütçe açığı mevcudun iki katı olacaktı.

Özelleştirme gelirleri geçici gelirler olarak kabul edilmeli. Çünkü kamu kesiminin özelleştireceği işletmelerin belirli bir stoku var. Stok bittiğinde bu gelir de bitecek. Üstelik özelleştirilmeden önce onlardan sağlanan kâr, temettü geliri vb. de söz konusu olmayacağı için gelirlerde bir azalma bile ortaya çıkacak. Yani sonuçta devlet, vergi gelirleriyle baş başa kalacak. Vergi gelirleri enflasyon kadar artarken faiz dışı giderler enflasyonun iki katı kadar artmaya devam ederse işin içinden çıkılmasına imkân kalmayacak demektir.
İlk dört aya ilişkin Hazine nakit dengesi, mali disiplindeki bozulmanın bir başka yönünü, borçlanma cephesinde yaşanan tahribatı ortaya koyuyor. Hazine’nin nakit açığını esas alarak yaptığı net borçlanma geçen yılın ilk dört ayında 0.6 milyar YTL iken bu yılın ilk dört ayında 11.5 milyar YTL’ye yükselmiş durumda.

Bu yılın ilk aylarına ilişkin bütçe sonuçları açıklandığında bu gidişe dikkati çekmiştik.

Birçok kişi bunun geçici olduğunu ve sonraki aylarda bu gidişin telafi edileceğini söylemişti. Şimdi elimizde ilk dört ayın sonuçları var. Ve durum daha da kötüye gidiyor. Çünkü faiz dışı giderlerin vergi gelirlerinin iki katı hızla artmaya devam etmesi bütçe açığını kalıcı hale getirecek bir gelişme. Unutmamak gerekir ki bu kısırdöngü çözülürken birçok konuda ikişer defa vergi alınması yoluna gidilmişti.
Eğer bir ekonomide bütçedeki faiz dışı giderler vergi gelirlerinin iki katı hızla artmaya yönelmiş ve bu gidiş devamlılık kazanmaya başlamışsa o ekonomide mali disiplin ciddi bir tehdit altına girmiş demektir. Ve yol yakınken bu gidiş tersine çevrilemezse yeniden çifter çifter vergi ödeyeceğimiz günler yakındır.

MAHFİ EĞİLMEZ

Mayıs 15, 2007 Yazan: butce | 2007 | | Henüz Yorum Yok

2007 bütçesi resmi gazetede

2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu, dün gece Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kanuna göre, 2007 yılı bütçe büyüklüğü (gider) 204,9 milyar YTL olacak. Bütçe geliri de 188,1 milyar YTL olarak öngörüldü. Buna göre bütçe 16,7 milyar YTL açık verecek ve tutar, net borçlanma hasılatı ile karşılanacak.

MAAŞLAR

1 Ocak-30 Haziran arasını kapsayan 2007 yılının ilk yarısı için aylık katsayısı 0,04605, memuriyet taban aylığına uygulanacak katsayı 0,5864, yan ödeme katsayısı 0,01461 olacak. İkinci 6 aylık dönemde ise aylık katsayısı 0,04739, taban aylığı katsayısı 0,61417, yan ödeme katsayısı ise 0,01503 olarak uygulanacak.

Sözleşmeli memurların ücret tavanı ise yılın ilk yarısında 2 bin 403, ikinci yarısı için de 2 bin 480 YTL olarak belirlendi. Memurlara enflasyon farkından doğan ödemeler, Bakanlar Kurulu kararıyla yapılacak.

Yılın ilk 6 ayı ve ikinci 6 ayında maaşları düşük olan memurlara yüzde 4′er, yüksek olanlara ise yüzde 3′er zam yapılacak.

Hazine garanti limiti ve borçlanmaya ilişkin işlemlerde garanti imkan limiti 3 milyar ABD Dolarını; elde edilecek kaynaklar Hazineye aktarılacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarınca ihraç edilecek sertifika, senet ve benzeri finansman enstrümanlarına sağlanacak garanti tutarı ise 2 milyar ABD Dolarını aşamayacak. 3 milyar doların yüzde 1′ine kadar ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilecek.

Türkiye Şeker Fabrikaları ile Toprak Mahsulleri Ofisinin görev zararları, Hazine tarafından karşılanacak. BELDES projesinde kullanılacak 300 milyon YTL’nin kullanımında yetki belediyelerde olacak.

KADROLAR

Kamu kurum ve kuruluşları, 2007 yılında, çeşitli nedenlerle ayrılan memurların yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde, açıktan veya nakil yoluyla atama yapabilecek. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayan kuruluşlar için ilave 23 bin, yükseköğretim kurumlarına ise 2 bin atama izni verilecek.

FAZLA MESAİ

Fazla mesai ücretlerinin tavanı artırıldı. Buna göre, fazla mesai tavanları nüfusu 10 bine kadar olan yerlerde 135, 50 bine kadar olan yerlerde 145, 100 bine kadar olan yerlerde 160, 250 bine kadar olan yerlerde 180, 1 milyona kadar olan yerlerde 217 ve 1 milyondan fazla olan yerleşim birimlerin de de 225 YTL olacak. Ankara ve İstanbul’da ise itfaiyecilerin fazla mesai tavanı 244 YTL’den 250 YTL’ye çıkarıldı. Büyükşehir sınırları içinde ise bu rakam 335 YTL olacak.

Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile birlikte ayrıca 2005 Mali Yılı Kesinhesap Kanunu ile 2005 Mali Yılı Katma Bütçeli İdareler Kesinhesap Kanunu da Resmi Gazete’nin dünkü mükerrer sayısında yer aldı.

Aralık 30, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

Diyanet’e 1.6 milyar YTL, Dışişleri’ne 690 milyon YTL

Bütçe, bir yıl boyunca halktan nasıl ve ne kadar para toplanacağını, sonra da bu paraların nerelere harcanacağını gösteren belgedir.

Bu belgeyi hükümetler hazırlar. Meclis’e getirir. İktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin sorumluluğu, bu belgede yer alan gelir ve gider rakamlarını halkın yararı, bekleyişleri doğrultusunda düzelttirmek, bütçeyi halka en iyi hizmet verecek hale getirmektir.

2007 yılı için AKP hükümetinin hazırladığı bütçe, geliriyle, gideriyle Meclis’e geldiği gibi, Meclis’ten çıktı. Değişiklik olmadı. Milletvekilleri, bütçe üzerinde konuşacakları yerde “politika” yaptı.

Önce bütçenin ana büyüklüklerini özetleyeyim.

  • 2007 Bütçesi’nin 2006 Bütçesi’nden temel büyüklükler itibariyle farkı yok.
  • 188 milyar YTL gelir bekleniyor. 204 milyar YTL harcama yapılacak. 16 milyar YTL de borçlanılarak açık kapatılacak.
  • Paraların çoğu faize gidiyor. 53 milyar YTL faiz ödemesi yapılacak. IMF’yi mutlu etmek için, “Faiz Dışı Fazla” hedefinin tutturulması için hükümet 36 milyar YTL’ye el süremeyecek.

    Paralar faize gidiyor

  • Faiz ödemeleri kadar para, 54 milyar YTL personel ödemelerine gidecek.
  • 25-30 milyar YTL ile de sosyal güvenlik kuruluşları açıkları kapatılacak.
  • Bütçede para kalmadığı için de (belki) 12 milyar YTL’lik yatırım yapılacak.
    Şimdi gelelim hükümetin bu bütçe içinde ödenek (para) tahsisindeki tercihlerine. Hükümet, politik tercihine göre bakanlıklara, kamu kuruluşlarına dağıtılacak ödenekleri belirler.
  • 2007 yılı için başlıca bakanlıklara ve kuruluşlara bütçe ile tahsis edilen başlangıç ödeneklerini gösteren bir tabloyu bu yazının altında bulacaksınız.

  • Dağılımda dikkati çeken, Diyanet İşleri Başkanlığı’na 1 milyar 638 milyon YTL ödenek ayrılırken Dışişleri Bakanlığı’na 690 milyon YTL ödenek ayrılmasıdır. Diyanet’e ayrılan ödenek geçen yılınkinden yüzde 25 fazla, Dışişleri’ninki ise yüzde 9 fazladır.
  • Kültür Bakanlığı’na, Ulaştırma Bakanlığı’na, Bayındırlık Bakanlığı’na, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na ayrılan ödenekler Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan ödeneğin çok gerisindedir.

    Ödenek dağılımı çarpık

  • Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz ya… İşte bu konuda sorumluluğu üstlenen Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ne ayrılan ödenek sadece 9 bin YTL’den ibaret. (Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne ayrılan ödenek olan 4.2 bin YTL’nin yaklaşık 2 katı)
  • Olumsuz bir başka yaklaşım, geçen yıl 7.4 milyar YTL ödenek ayrılan Sağlık Bakanlığı’nın ödeneğinde yüzde 12 oranında kesinti yapılması ve 2007 ödeneğinin 6.5 milyar YTL’ye indirilmesi.
  • AKP hükümeti “Duble Yol”a önem veriyor. Ama, Karayolları’na ayrılan para geçen yılın yüzde 14 gerisinde, 3.4 milyar YTL.
  • Polise 6.1 milyar YTL, Jandarma’ya 3.1 milyar YTL ayrılmış ama, Adalet Bakanlığı’na ayrılan ödenek 2.0 milyar YTL. (Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan paranın birazcık fazlası.)
  • 2007 yılı bütçesinin en olumlu yanı Milli Eğitim’e ayrılan ödeneğin yüzde 29 artırılarak 21 milyar YTL’ye çıkarılması. Milli Savunma ödeneği olan 13 milyar YTL’nin üzerine çıkması.
  • ·  Başlıca bakanlıklar ve kuruluşlara bütçeden ayrılan ödenekler
     

     

    (Milyar YTL) %
    Milli Eğitim Bakanlığı 16.568 21.355 28.9
    Milli Savunma Bakanlığı 11.877 13.052 9.9
    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 5.156 6.609 28.2
    Sağlık Bakanlığı 7.477 6.581 -12.0
    Emniyet Genel Müdürlüğü 4.804 6.151 28.0
    Devlet Su İşleri Genel Md. 3.789 3.957 4.4
    Karayolları Genel Md. 3.963 3.408 -14.0
    Jandarma Genel Komutanlığı 2.571 3.137 22.0
    Adalet Bakanlığı 1.771 2.024 14.2
    Diyanet İşleri Başkanlığı 1.308 1.638 25.2
    Kültür ve Turizm Bakanlığı 712 809 13.6
    Ulaştırma Bakanlığı 998 806 -19.2
    Bayındırlık ve İskân Bakanlığı 774 733 -5.3
    Dışişleri Bakanlığı 633 690 9.1
    Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı 352 425 20.6
    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 280 377 34.8
    Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 310 316 1.8

    Kaynak: Anka Ekonomi Bülteni

    GÜNGÖR URAS

    Aralık 27, 2006 Yazan: butce | MİLLİYET, MİLLİYET-2006, MİLLİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    Kaygılı ortamda bütçe arenası

    Meclis’te bütçe görüşmeleri aslında iktidarla muhalefet arasında bir siyasi arena gibidir. Bütçeye ve ekonomiye ilişkin tartışmalar yerine genellikle bol bol siyasal polemik yapılır, atışılır. Bu yıl da öyle oldu.

    Bu yılki bütçe görüşmelerinin ilk özelliği bu iktidarın son bütçe görüşmesiydi. İkincisi, bir de bu yıl cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Bu nedenle CHP lideri Baykal konuşmasının polemik tarafında Erdoğan’a buradan fena yüklendi. Yolsuzluklardan bahsederken ve cumhurbaşkanının olması gereken niteliklerini sayarken, Erdoğan’ı açıkçası yerden yere vurdu. Aylardır “muhalefet yok” diyenlere, var olduğunu gösterdi.

    Fakat, Baykal’ın konuşmasındaki “Başörtüsü eşlerin ayıbını örtmez” sözü bir hayli tepkiyle karşılandı. Ama, bu konu konuşuldukça Erdoğan daha fazla yıpranacaktır. Çünkü, işin ayıp tarafı sürekli konuşulacaktır.

    Seçim raydan çıkaracak mı?
    2007 bütçesinin iki özelliği var. Biri siyasal konjonktürün özelliği, ki harcamaların raydan çıkmasından kaygı duyuluyor. Diğeri de, iç talebin mali disiplinle yeniden dizginlenmeye çalışılması. Çünkü, Merkez Bankası’na (MB) göre, 2006 yazına doğru yaşanan mali çalkantının temelinde iç talepteki aşırı canlanma yatmakta. MB üstüne düşeni yaptı ve para politikasını sıktı. 2007 bütçesinin de buna uyum göstermesi gerekiyorsa. Ancak hal böyleyken bir de gevşetilirse ne olur?

    2007 bütçesi geçtiğimiz bütçeden üç noktada farklılaşıyor. Birincisi, 2007′de enflasyon hedefi yüzde 4, beklentiler de yüzde 5 civarında, ama gelirlerin yüzde 9′dan fazla artması öngörülüyor. Bu da çok kolay değil. Çünkü geçen yıl ekonomi başlarda çok canlıydı. Bu yıla ise durgunlukla giriliyor.

    Geçen yıl canlı iç talep nedeniyle toplam vergiler içinde yüzde 12 paya sahip olan KDV yüzde 16, yüzde 28 paya sahip olan ÖTV yüzde 14, yüzde 17 paya sahip olan ithalat vergileri de yüzde 30 arttı. Eğer gelirlerde bir yavaşlama olursa bütçede şaşma riski de çok yüksek.

     

    2006 2006 T 2007 % Artış % Artış
    Gelirler 160.3 172.2 188.2 17.4 9.3
    Vergi gelirleri 132.2 137.6 158.2 19.7 15.0
    Diğer 28.1 30.4 30 6.8 -1.3
    Giderler 174.3 175.2 201.9 17.6 17.0
    Faiz dışı 128.1 129 152 18.7 17.8
    Personel 41 42.7 43.7 6.6 2.3
    Mal hizmet alımı 17.2 18.3 15.6 -10.3 -17.3
    Sermaye 12.4 10.6 12.1 -2.4 12.0
    Cari transferler 49.1 50.8 60.9 24.0 19.9
    Transferler 1.8 2.6 3.6 100.0 38.5
    Faiz 46.2 44.2 52.9 14.5 19.7
    Açık 13.9 3 16.7 20.1 456.7
    Faiz dışı denge 32.2 43.2 39.2 12.4 -16.2
    FDF GSMH 5.7 7.7 5.7 0 -26.0

    İkincisi, 2007 bütçesinde (geçen yıla göre) giderlerdeki artış çok yüksek öngörülmüş: yüzde 18. Kaldı ki, bir de seçim kaygısı var. Enflasyon beklentisinin yüzde 5 olduğu bir ortamda harcamalardaki bu artış elbette sorgulanmalı. Üstelik Erdoğan Çankaya’ya çıkar, yerine gelen de kendisini kurtarmak için kesenin ağzını açarsa dengeler büsbütün sarsılabilir.

    2006 vergi performansı
     

    Toplam içinde % İlk 9 ayın 2006 hedefindeki payı 2005-2006 % artış
    Gelir 19.7 79 -5.2
    Kurumlar 9.8 6.3 18.1
    KDV 12.4 75 16.1
    ÖTV 28.2 74 14.1
    İthalden KDV 16.9 84 30.0
    Toplam 100.0 80 20.0

    Özellikle sıkı disiplin gerek
    Fakat, bu artışların temelinde sadece yükseltilen yatırım harcamaları yok. Sosyal güvenlik açıklarından kaynaklanan transferler kaleminin şiştiği de gözleniyor. Ancak reform yürürlüğe girmedikçe, bu açıklar bütçe dengelerini sarsmaya devam edecek. Öte yandan bu yıl bütçe de yükselen faizler nedeniyle hasar görüyor; artış yüzde 20.
    2006 yılında faiz dışı fazla olarak öngörülen 32,2 milyar YTL bu yıl fazlasıyla aşılacak görünüyor (42-43 milyar YTL). Ancak bu başarı harcamaları sınırda tutup iç talep nedeniyle bol akan dolaylı gelirlere dayanıyor. 2007′de ise iç talep tam aksine yavaşladığından gelirler yavaşlayacaktır. Bu nedenle 2007 yılı için faiz-dışı fazla hedefi göre düşürülerek 36 milyar YTL olarak belirlenmiş.

    Buradan görüldüğü kadarıyla bu bütçe çok zor koşullarda uygulanacak. Hedef daralmak, ancak tam aksi kaygı uyandıracak bir ortama giriliyor.

    HURŞİT GÜNEŞ

    Aralık 27, 2006 Yazan: butce | MİLLİYET, MİLLİYET-2006, MİLLİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    TEPAV: Bütçe açığı 4,8 milyar YTL’ye ulaştı

    Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Maliye Bakanlığı tarafından 3,8 milyar YTL olarak açıklaman Ekim ayı merkezi yönetim bütçe açığının, 4,8 milyar YTL’ye ulaştığını bildirdi.

    TEPAV İstikrar Enstitüsü tarafından, Ekim sonu itibariyle bütçe uygulama sonuçları konusunda hazırlanan Mali İzleme Raporunda, bütçe performansı açısından yıl sonu hedeflerine ulaşılması açısından bir sorun görünmediği belirtildi.

    Rapora göre, Eylül ve Ekim aylarında harcamalar daha önceki aylara göre daha düşük çıkmakla birlikte, vergi dışı gelirlerde yaşanan performans düşüklüğü, açığın oluşmasında temel belirleyici oldu.

    Bütçe açığında Eylül’de başlayan olumsuz gelişmenin Ekim’de de devam ettiğine dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

    “Buna rağmen Ekim sonu itibarıyle, bütçe performansı açısından yıl sonu hedeflerine ulaşılması konusunda bir sorun görünmemekte. Ancak bu performansın arkasında, 2006 yılına özgü bir defalık tedbir niteliğinde kabul edilebilecek uygulamalar olduğu gözden kaçırılmamalı.

    Prim affının başta Bağ-Kur olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarının gelir gider dengesinde yarattığı olumlu gelişme, TELSİM’in GSM geçmiş dönem paylarının vergi ceza ve faizleriyle TMSF tarafından özelleştirme tahsilatı çerçevesinde Hazine’ye yatırılması ve TELEKOM nakit fazlasının bütçeye girmesi, mevcut durumu belirleyen temel etkenler olmuştur.”

    Aralık 25, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    AKP’li Canikli, “Bütçeden faize giden pay azaldı”

    AK Parti Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, AK Parti iktidarı döneminde yatırım teşviki kapsamında bin 369 arsa tahsisi yapıldığını, 16 bin 851 kişiye istihdam sağlandığını ifade ederek, işyerlerinin tümünün üretime geçmesi halinde 60 bin kişiye istihdam sağlanacağını söyledi.

    Canikli, TBMM Genel Kurulunda ele alınan 2007 yılı bütçesinin tümü üzerindeki son konuşmalarda AK Parti grubunun görüşlerini açıkladı. AK Parti hükümetinin hazırladığı bütçelerin en önemli özelliğinin, kamunun, ekonomideki ağırlığının, ekonomiye müdahalesinin azalması olduğunu vurgulayan Canikli, bütçe büyüklüklerinin gayri safi milli hasılaya oranının 2003′ten itibaren daha önceki yıllara göre azaldığını, 2004′te yüzde 35.48, 2005′te yüzde 32.60, 2006′da da yüzde 31.26 olarak gerçekleştiğini bildirdi.

    Nurettin Canikli, kalkınmaların özel sektör eliyle olması gerektiği konusunda bir şüphe olmadığını belirtti.

    “FAİZ ÖDEMELERİ ARTTIKÇA…”

    Faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının çok yüksek olması nedeniyle, bu konunun 2002′den önce çok tartışıldığını ifade eden Canikli, “Faiz ödemeleri arttıkça geliri yüksek olan kesim daha da zenginleşmektedir. Çünkü devlet zengin kişilere borçlanmakta ve faizi de o kişilere ödemektedir” dedi.

    Canikli, bu durumun alt gelir grubundaki insanların daha da fakirleşmesine neden olduğunu belirterek, iktidarlarından önce bütçeden faize ayrılan pay hakkında bilgi verdi.

    1995 bütçesinin yüzde 34.41′inin faize ayrıldığını ifade eden Canikli, bu oranın 1997′de 28.99′e düştüğünü, 1998′te 40.69, 2002′de 46.78′e çıktığını söyledi. Canikli, “2002′de bütçenin yarısı sermaye sahiplerine, toplumun en üst tabakasına gidiyordu” dedi.

    “BÜTÇEDEN FAİZE AYRILAN PAY DÜŞTÜ”

    AK Parti’li Canikli, bütçeden faize ayrılan payın iktidarları döneminde düştüğünü belirterek, 2004 bütçesinin yüzde 44.06’sı, 2005 bütçesinin yüzde 40.06’sı ve 2006 bütçesinin yüzde 29.41′inin faiz harcamaları için ayrıldığını kaydetti.
    Canikli, bütçelerden faize gitmeyen paraların yatırıma harcandığını ifade etti.

    2002′te bütçedeki personel harcaması 19.43 iken, bu oranın 2006′da yüzde 24.4′e çıktığını ifade eden Canikli, “Yani zenginden kesilen faiz harcamaları, personele, memura, işçiye, tarıma aktarıldı” diye konuştu.

    Nurettin Canikli, 2002′de yüzde 1.99 olan bütçedeki sağlık harcamalarının oranının, 2006′da yüzde 2.52′ye yükseldiğini dile getirerek, en alt gelir grubundakilerin bütçeden aldıkları payın da yüzde 20 arttığını bildirdi.

    YATIRIM HARCAMALARI ARTTI

    AK Parti iktidarındaki yatırım harcamalarının çok eleştirildiğini anımsatan Canikli, yatırım harcamalarının bütçedeki payının 2006′da yüzde 6.83′e çıktığını söyledi. Canikli, buna özel sektör yatırımları ve yap-işlet-devlet modeliyle yapılan yatırımların dahil olmadığını vurguladı.

    Canikli, Aydın’ın Çine ilçesindeki barajın yapımında, 150 milyon dolar, Artvin’deki bir barajın yapımında 350 milyon dolar tasarruf sağlandığını kaydetti.

    49 ilde başlattıkları yatırım teşviki hakkında da bilgi veren Canikli, bu kapsamda bin 369 arsa tahsisi yaptıklarını ve 16 bin 851 kişiye istihdam sağlandığını söyledi. Canikli, bu kapsamdaki işyerlerinin tümünün üretime geçmesi halinde 60 bin kişiye istihdam sağlanacağını söyledi.

    AK Parti Giresun Milletvekili Nurettin Canikli, 2007 yılında asgari ücretin en az yarısının vergi dışında kalacağını bildirdi. AKP Grubu adına konuşan Canikli, iktidarları döneminde eğitimin bütçe içindeki payının arttığını savundu.

    Uyguladıkları mali politikalarla zenginden alıp fakire verdiklerini iddia eden Canikli, fakir kesimin milli gelirden aldığı payın, iktidarları döneminde arttığını söyledi.

    Zenginlere giden faiz ödemesinin azalmasıyla sağlanan paranın topluma harcandığını anlatan Canikli, sosyal politika üretmekte de tavan yaptıklarını savundu.

    Canikli, 2002 yılında toplumun en zengin kesimini oluşturan yüzde 20′lik grubun milli gelirden aldığı payın yüzde 50 olduğunu hatırlatarak, bu payın 2005 yılı sonu itibariyle yüzde 43.5′e düşürüldüğünü kaydetti.

    Aynı dönemde, toplumun en alt kesimini oluşturan yüzde 20′lik grubun milli gelirden aldığı payın yüzde 5.3′den yüzde 6.1′e çıktığını ifade eden Canikli, açlık ve fakirlik oranlarının da düştüğünü söyledi.

    “DÜNYADA İLK…”

    Hükümetlerinin uyguladığı politika sonucu ortaya çıkan tablonun sadece alkışlanacağını ifade eden Canikli, çok katı bir istikrar programı uyguladıklarını belirtti.

    Çeşitli ülkelerde, Türkiye’den daha yumuşak program uygulanmasına karşın sosyal patlamalar yaşandığını anlatan Canikli, “Çok katı bir istikrar programı uygularken sosyal boyutu da ihmal etmedik ve alt gelir grubunun milli gelirden aldığı payı artırdık. Bu, dünyada ilk… Hem istikrar programı uygulayıp hem sosyal politika uygulayan hükümet olarak tarihe geçtik” diye konuştu.

    Canikli, uyguladıkları modelin bir çok ülke tarafından da örnek alındığını ifade etti.

    Adaletli ve sağlam bir bütçe uyguladıklarını söyleyen Canikli, verdikleri sözleri her zaman yerine getirdiklerini kaydetti.

    Bütçe açığını azalttıklarını, vergi gelirlerini artırdıklarını belirten Canikli, bütçe içindeki vergi gelir oranlarının da yükseldiğini söyledi.

    Bütçe içindeki vergi geliri oranını yüzde 93.6′ya çıkardıklarını kaydeden Canikli, “İktisat tarihi böyle bir başarıyı yazmadı. Bu, bir ilk” dedi.

    ASGARİ ÜCRET

    Canikli, Gelir ve Kurumlar Vergisi ile KDV oranlarını düşürdüklerini hatırlatarak, gelecek yıl ise asgari ücretin yarısını vergi dışı bırakacaklarını bildirdi.

    İç borç oranı hakkında da bilgi veren Canikli, 2003 ve 2004 yıllarında, önceki hükümetlerin borçlarını faizi ile ödedikleri için borç oranının yüksek görüldüğünü söyledi. Canikli, “Borçların sorumlusu biz değiliz” diye konuştu.

    Aralık 25, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    Bütçenin fazlası var ama söylemem

    Maliye Bakanı Kemal Unakıtan TBMM Genel Kurulu’nda 2007 bütçesini savunurken 2006 bütçesinin denk bütçe olduğunu hatta fazla verdiğini savundu ve “Bütçe denk, hatta fazlası var ama söylemeyelim” dedi. Milletin iki yakasını biraraya getirdiklerini ifade eden Unakıtan, “Milletin parasına sahip çıkmak mı IMF bütçesi” diye sordu.

    TBMM Genel Kurulu’nda Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İşleri Bakanlığı ve Gelir Bütçesi görüşmelerinde Hükümet adına söz alan Maliye Bakanı Unakıtan, AKP Hükümetinden önceki dönemlerde iyi hazırlanmayan ve iyi idare edilmeyen bütçeler yüzünden ülkenin çok yüksek bedeller ödediğini öne sürdü. AKP Hükümetinin ekonomi politikaları sayesinde milletin parasına sahip çıkıldığını fakirin fukaranın parasının korunduğunu belirten Unakıtan, bütçeyi eleştiren muhalefet partilerine, “Bu bütçeye İMF bütçesi diyenlere şöyle bir lafım var. Bu kürsüye çıkıp ilkokul çocukları gibi bayram nutukları atıyorsunuz” dedi. Bütçe demenin rakam demek olduğunu belirten Unakıtan, “Öyle büyük adımlar attık ki Türkiye’yi normalleştirdik. İçerde ve dışarıda Türkiye’nin itibarı arttı. Eskiden Türkiye’nin kimse yüzüne bakmıyordu. Türkiye’ye yabancı sermaye geldi. AKP hükümetinin farkı bu” dedi.

    HESAP VERME KOLAYLAŞTI: Milletin geçmişi, rakamı ve matematiği çok iyi bildiğini belirten Unakıtan, “Bu millet, biz hükümete geldikten sonra neler yaptık herkes çok iyi biliyor. Mali disiplinle elde ittiğimiz başarılı ekonomik politikalarla neler yaptık çok açıktır. Geçtiğimiz 4 yıla bakıldığında sadece güçlü ve güvenilir bütçeler yapılmadı. Aynı zamanda bu bütçelerin işleyişine ve uygulanmasına yönelik olarak önemli reformlar gerçekleştirildi. Kamu idarelerinin bütçe hakkı kapsamında Meclis’e hesap verme imkanı sağlandı” diye konuştu.

    Sosyete yeri değil pazarları dolaşın

    MUHALEFETE, “Sen hiç fırına uğramıyorsun, sosyete yerlerinde dolaşıyorsun. Gidin pazar mazar dolaşın. Korkmayın; seçim zamanı zor girersiniz ama şimdi bir şey demez millet” diye seslenen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, şöyle devam etti: “Köydes’le binlerce km yol yapıldı, yüzlerce eve su getirildi, hala da devam ediyor. Geçen sene 2 milyar YTL ödenek koyduk şimdi de aynı ödeneği koyduk. Bu projelere kulp takacaklar ya ihaleleri eşe, dosta, tanıdığa, yoldan çağırıp çağırıp verdiniz deniyor. Köydes’in paralarını kaymakamlara gönderdim; ilçe başkanlarına değil.”

    Aralık 25, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    TBMM’de bütçe maratonu sona eriyor

    Meclis, 2006 yılının son haftasına yoğun gündemle giriyor. Kasım ayı başında başlayan bütçe maratonu sona eriyor.

    TBMM Genel Kurulunda, bütçe üzerindeki son konuşmalar yarın yapılacak. Sırasıyla CHP, AKP ve ANAVATAN grupları adına yapılacak konuşmaların ardından, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2005 Mali Yılı Kesinhesap kanun tasarıları açık oya sunulacak. Bütçe görüşmelerinin son gününde, liderlerin konuşması bekleniyor.

    Genel Kurulda; 26 Aralık Salı günü Darülaceze Müessesesi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı görüşülecek. Tasarı, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, özel bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz olan genel müdürlüğün teşkilat, görev, yetki, sorumluluk ve faaliyetlerini yeniden belirliyor.

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclise geri gönderilen ve 15 yeni üniversiteye kurucu rektör atamasını öngören yasa, 27 Aralık Çarşamba günü görüşülecek.

    Uzun zamandan beri sözlü soruların görüşülmediği Genel Kurulda, yılın son çalışma günü olan 28 Aralık Perşembe günü denetim faaliyetlerine ayrıldı. Genel Kurul, gündemde bulunan sözlü sorular ele alındıktan sonra tatile girecek.
    Yarın saat 11.00′de toplanacak olan Genel Kurul, bütçe üzerindeki son konuşmaların bitimine kadar, diğer günler ise 15.00-19.00 arasında çalışacak.

    AB uyum Komisyonu, 28 Aralık Perşembe günü Sigortacılık Kanunu Tasarısını ele alacak.

    Aralık 24, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    Akyıldız: 2007 bütçesi sağlıkta ölüm bütçesidir

    Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, 2007 yılında sağlık için ayrılan bütçenin, sağlık hizmetini engelleyen, insan sağlığına zarar veren bir bütçe olduğunu savunarak, “Bu bütçe sağlıkta ölüm bütçesidir” dedi.

    Bircan Akyıldız başkanlığındaki Türkiye Kamu-Sen üyeleri, bütçeden sağlığa ayrılan payın yetersiz olduğu gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı önünde protesto eylemi yaptı.

    Bakanlık önünde toplanan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, hükümet aleyhine attıkları sloganlar eşliğinde “IMF’ye değil sağlığa bütçe”, “IMF değil, bu ülke bizim”, “Eşit, parasız, nitelikli sağlık” yazılı dövizler taşıdılar. Dağıtılan düdükleri de çalan eylemciler, alkışlarla protestoda bulundular.

    Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Akyıldız, burada yaptığı açıklamada, sağlığa ayrılan bütçenin komik ve yetersiz olduğunu öne sürdü. Akyıldız, 2006 yılında 7 milyar 477 bin YTL olan Sağlık Bakanlığı bütçesinin, 2007 yılında 6 milyar 581 bin YTL’ye düşürüldüğünü ifade ederek, iktidarın bütçede sağlığı unutarak sağlık sistemini çöküşe sürüklediğini iddia etti.

    Genel Sağlık Sigortası’nın 2007′de uygulanmaya başlanmasıyla “vatandaşa parası kadar sağlık hizmeti sunulacağını” savunan Akyıldız, Sağlık Bakanlığının da devlet hastanelerinin sosyal güvenlik kuruluşlarından alacaklarını tahsil etmeyerek hastaneleri borç batağında, hacizlere mahkum bıraktığını ileri sürdü.

    Akyıldız, Sağlık Bakanlığının sağlığın yönetimini maliyecilere bıraktığını, ilaç sektörünün yabancı sermaye emrine verildiğini iddia ederek, “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı verilen uygulamalarla birlikte sağlıkta geriye gidişin yaşandığını savundu. Akyıldız, Sağlık Bakanlığının, farklı statüde personel istihdam ederek çalışma huzurunu da bozduğunu öne sürdü.

    TBMM’de görüşülen bütçenin, kamu çalışanları ve vatandaşın bütçesi olmadığını söyleyen Akyıldız, bu bütçenin “IMF talimatıyla hazırlanan, küresel sermayelere hizmet eden bir bütçe” olduğunu savundu. Akyıldız, bütçede vatandaşın görmezden gelindiğini belirterek, “2007 yılı bütçesi, sağlık hizmetini engelleyen, insan sağlığına zarar veren bir bütçedir. Bu bütçe sağlıkta ölüm bütçesidir” dedi.

    Aralık 18, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok

    Belediyelerin mali durumu halka sunulacak

    Maliye Bakanlığı, il, ilçe ve belde belediyeleri ile belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren işletmeler ve il özel idarelerinin borç ve alacaklar dahil mali durumunu, önümüzdeki yıl Nisan ayından itibaren halkın bilgisine sunacak.

    Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürü Ömer Duman’dan alınan bilgiye göre, kamu hizmetlerinin daha şeffaf hale getirilmesi çalışmaları çerçevesinde, belediyeler ve il özel idarelerinin mali verileri de kamuoyu ile paylaşılacak.

    Bu amaçla, valiliklere gönderilen bir yazı ile belediyelerin bütçe verilerinin Maliye Bakanlığına iletilmesi istendi. Yazıda belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren işletmelere ilişkin verilerin de mali tablolar içinde bulunacağı belirtildi. Şu ana kadar 3 bin belediye, mali durumlarını içeren tabloları Maliye Bakanlığına ulaştırdı.

    Belediyelerin gelir ve harcamaları, borç ve alacakları, menkul ve gayrimenkulleri ile kasa ve banka hareketlerinin yer aldığı bu tablolar, 3 bin 200 belediye ile 81 il özel idaresini kapsayacak şekilde güncellenecek ve 2007 yılı Mart ayı sonuna kadar internet ortamında ya da Saymanlıklar aracılığı ile tekrar Maliye Bakanlığına gönderilecek.

    Merkezde oluşturulan ekipler, gelen bilgilerin muhasebe tekniği açısından sağlıklı olup olmadığını inceleyerek, bu bilgileri tasnif edecek.

    Tasnif sırasında belediyeler, büyük şehir, diğer il belediyeleri, ilçe belediyeleri ve belde belediyeleri olarak sınıflandırılacak ve buna göre bir değerlendirmeye gidilecek. Aynı şekilde il özel idarelerinin durumu da ayrı bir başlık altında irdelenecek.

    3 AYDA BİR TEŞHİR

    Maliye Bakanlığı, söz konusu bilgileri Nisan ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklayacak. Açıklanacak mali tablolarda, iktisadi işletmeler dahil belediyelerin kasa ve banka hesapları, menkul kıymet ve varlıkları, faaliyet alacakları, takipli alacakları, kurum alacakları, stokları, bütçe dışı avans ve kredileri, dış proje kredi kullanımları, yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyetleri, mevcut gayrimenkulleri, menkul varlıkları, işçilere ve müteahhitlere olan borçları, vergi, SSK, doğal gaz ve elektrik borçları gibi bilgiler yer alacak.

    Belediyeler ve il özel idareleri, Mart ayından sonra da her 3 ayda bir mali durumlarına ilişkin bilgileri Maliye Bakanlığına iletmeye devam edecek. Bakanlık da, bu verileri, takip eden ay kamuoyunun bilgisine sunacak. Böylece vatandaşlar, belediyelerin varını, yoğunu, ne yaptığını, nereye gittiğini izleyebilecek.

    ELEKTRONİK ALTYAPI KURULUYOR

    Bu arada Muhasebat Genel Müdürü Duman, belediyelerin mali durumlarının yakından takibi projesi için tüm illere muhasebat kontrolörleri gönderildiğini söyledi.

    Kontrolörlerin, tek tek belediyelerin mali verilerinin sağlıklı tutulup tutulmadığına baktığını kaydeden Duman, şöyle konuştu:

    “Biz, burada denetim görevi yapmıyoruz. Bizim amacımız, mali verilerin sağlıklı ve muhasebe tekniğine uygun olmasını sağlamak. Kamuoyuna da bu bilgileri ulaştırmak. Valilikler ve belediyelere bunun için de bir yazı gönderdik. Söz konusu verilerin toplanmasında bir vali yardımcısı koordinatör olacak. Defterdarı da yanına alacak olan vali yardımcısı, muhasebe denetmeni ve muhasebe müdürlerini bu işte görevlendirecek. Veriler de Saymanlıklara gelecek. Burada, verilerin, muhasebe tekniğine aykırı olup olmadığı incelenecek. Sonra bunlar bize ulaştırılacak. Biz de, merkezde gelen bilgileri birleştirerek, yayımlayacağız” .

    Muhasebat Genel Müdürü Duman, 2007 sonlarına doğru, en geç de 2008 yılı başında belediyelerin mali bilançolarını internet ortamında göndermeye başlayacağını, buna ilişkin altyapının da kısa sürede oluşturulacağını ifade etti. Duman, “Mali tablolarda, bilançolarda belediyelerin her şeyi görülecek. Bu şekilde belediyeler de her yönüyle şeffaflaşacak” dedi.

    Aralık 17, 2006 Yazan: butce | HÜRRİYET, HÜRRİYET-2006, HÜRRİYET-2006-ARALIK | | Henüz Yorum Yok