Çankaya’nın bütçesine Melih Gökçek çelmesi
Büyükşehir Belediye Meclisi’nde belediyelerin bütçe görüşmeleri sırasında Büyükşehir Belediyesi’yle Çankaya Belediyesi üyeleri arasında sert tartışmalar yaşandı. Büyükşehir’e olan borçların ödenmesi amacıyla Çankaya Belediyesi’nin bütçesinden yüzde 50 oranında kesinti yapılması oy çokluğuyla kabul edildi. Eryılmaz, uygulamayı “Büyük bir ayrımcılık ayıbı” olarak nitelerken, geçen yılki yargı kararlarını hatırlattı ve bu yıl da yargıya gideceklerini söyledi.
BÜYÜKŞEHİR Belediyesi’ne olan borçların ödenmesi amacıyla Çankaya Belediyesi’nin bütçesinden yüzde 50 oranında kesinti yapılması oy çokluğuyla kabul edilmesi bütçe görüşmelerinde sert tartışmalara neden oldu. Ankara sınırları içinde faaliyet gösteren 36 belediyenin bütçesini görüşmek üzere toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısı, tüm bütçeleri hızla görüşüp onaylarken, Çankaya Belediyesi bütçesinin görüşülmesi sırasında mecliste gerilimli anlar yaşandı.
AYRIMCILIK YAPILDI AKP’li üyelerin verdikleri önergeler doğrultusunda Çankaya Belediyesi bütçesinin harcama kalemlerinde değişiklik yapılması ve Büyükşehir’e olan borçların ödenmesi amacıyla bütçesinden yüzde 50 oranında kesinti yapılması oy çokluğu ile kabul edildi. Çankaya Belediyesi bütçesi, gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra yeniden görüşülmek üzere Kararlar Müdürlüğü’ne gönderildi. Gelişmeler üzerine kürsüye çıkarak söz alan Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz, uygulamayı “büyük bir ayrımcılık ayıbı” olarak niteledi. Eryılmaz, geçen yıl da Büyükşehir Belediye Meclis’inde Çankaya Belediyesi bütçesine benzer müdahalelerde bulunulduğunu, Çankaya Belediyesi’nin konuyu yargıyı taşımak zorunda kaldığını ve Danıştay’ın Büyükşehir Belediye Meclis’inin uygulamasının hukuk dışı olduğu yönünde karar verdiğini hatırlattı.
YASALDEĞİLYasanın belediyeler arası borçlar için mahsup ve takas yöntemini ve uzlaştırma komisyonu aracılığını öngördüğünü belirten Eryılmaz, bunun dışındaki hiçbir yöntemin yasal olmadığını savundu. Yaptığı konuşmada Büyükşehir’e olan borçlar konusuna da değinen Eryılmaz, şunları söyledi: “Büyükşehir Belediyesi’ne borcumuz ne kadardır diye soruyoruz. Net bir cevap alamıyoruz. Konuyu mahsup yöntemiyle ve uzlaştırma komisyonu aracılığıyla çözmeye çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi yanaşmıyor. Hadi diyelim ki iddia edildiği gibi biz borcumuzu ödemeye yanaşmıyoruz.
AMAÇ BASKI Büyükşehir’in bir sürü değerli arsamız üzerinde haczi var. Birini satsalar alacaklarından fazla para eder. Bunu da yapmıyorlar. Kaldı ki biz borcumuzu ödemiyor da değiliz. Geçen yıl 30-35 milyar lira civarında olduğu tahmin edilen borcun yarısı kadar bir para belediyemizden Büyükşehir Belediyesi’ne aktarılmıştır. Bütün bunlar göstermektedir ki, amaç borçları tahsis etmek değil, Çankaya Belediyesi üzerindeki mali ve haciz baskısını sürdürmektir. Büyükşehir’in AKP’li üyeleri unutmasınlar asıl hesaplaşma yukarıda Allah katında olacaktır. Bunu unutmadan oy versinler.”
HAKKIMIZVAR Geçen yıl Büyükşehir Belediye Meclisi’nce alınan benzer bir kararın Danıştay tarafından hukuk dışı bulunarak bozulduğunu kabul eden Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Geçen yıl tüm borçları birden istediğimiz için belediye faaliyetleri engellenmesin diye Danıştay bu kararı vermiş olabilir, bu kez taksitlere böldük. Büyükşehir Belediyesi’nin böyle düzenlemeler yapmaya hakkı var. Yargı yolu da açık. Yargıya gitsinler” dedi.
Oylama ad okunmadan yapıldı
Bütçe oylamaları için gündemi açan Belediye Başkanı Melih Gökçek, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nden oylama için görüş sorulduğunu, kendilerine bütçe oylamasının ad okuma yöntemiyle yapılmasının zorunlu olmadığına ilişkin yazılı bir cevap geldiğini belirterek, ilgili yazıyı okudu. Meclisin CHP’li üyeleri yasanın ve yasa doğrultusunda çıkarılan yönetmeliğin bütçe oylamaları için ad okuma yöntemini açık biçimde zorunlu kıldığını, bir bürokrattan alınan görüş doğrultusunda yasanın açık emrinin geçersiz kabul edilemeyeceğini, aksi takdirde oylamanın kanuna aykırı olacağını belirttiler. Yapılan oylama sonucunda bütçe oylamalarının ad okunmadan yapılması oy çokluğu ile karara bağlandı.
Fazla mesai tavanı artırıldı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının ilk 20 maddesi kabul edildi.
Tasarının kabul edilen maddelerine göre, 2007 Yılı Bütçe gideri 204.9 milyar YTL, bütçe gelirleri ise 188.1 milyar YTL olacak.
Öngörülen 16.7 milyar YTL bütçe açığı ise net borçlanma hasılatı ile karşılanacak. Komisyonda verilen bir önerge ile bütçenin gider kalemleri 86.3 milyon YTL artırıldı.
Verilen bir başka önerge ile genel bütçeye dahil kurumların 143, özel bütçeli kuruluşların da 43 adet özel donanımlı araç temin etmelerine izin verildi.
FAZLA MESAİ TAVANI ARTIRILDI
Fazla mesai ücretlerinin tavanı da artırıldı. Buna göre, fazla mesai tavanları; nüfusu 10 bine kadar olan yerlerde 135, 50 bine kadar olan yerlerde 145, 100 bine kadar olan yerlerde 160, 250 bine kadar olan yerlerde 180, 1 milyona kadar olan yerlerde 217 ve 1 milyondan fazla olan yerleşim birimlerin de de 225 YTL olacak.
Ankara ve İstanbul’da ise itfaiyecilerin fazla mesai tavanı 244 YTL’den 250 YTL’ye çıkarıldı. Büyükşehir sınırları içinde ise bu rakam 335 YTL olacak.
Hazine garanti limiti ve borçlanmaya ilişkin işlemlerde garanti imkan limiti 3 milyar doları; elde edilecek kaynaklar Hazineye aktarılacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarınca ihraç edilecek sertifika, senet ve benzeri finansman enstrümanlarına sağlanacak garanti tutarı ise 2 milyar doları aşamayacak. 3 milyar doların yüzde 1′ine kadar ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilecek.
Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, 4-C’lerle ilgili bir soruyu yanıtlarken, bu kapsamda 16 bin kişinin çalıştığını ve ücretlerinin yaklaşık net 500-600 YTL olduğunu bildirdi.
Bütçe görüşmelerinde gezi polemiği
MANİSA İl Özel İdaresi’nin 2007 bütçesi, İl Genel Meclisi toplantısında 45 milyon 900 bin YTL olarak kabul edildi. Toplantıda DYP’li meclis üyesi Sebahattin Sakallı ile Başkan Hayrullah Solmaz arasında iptal edilen Suriye gezisi nedeniyle polemik yaşandı.
Sakallı, “İki yıldır gezileri iptal ediyorsun, inşallah o koltuğa bir daha oturamazsın” dedi. Solmaz şoku atlattıktan sonra, “Beni bu koltuğa siz oturtmadınız, ben hayatım boyunca böyle bir hakaretle karşılaşmadım. Siz terbiyesizsiniz” diye cevap verdi.
Manisa İl Özel İdaresi’nin 2007 yılında yatırım ve harcamaları için kullanacağı bütçe İl Genel Meclisi komisyonlarınca yapılan çalışmalar sonucu belirlenerek meclise sunuldu. CHP grubu sağlık giderleri, MHP grubu parke taşı ve yol ağı, DYP grubu ise çevre ve sosyal faaliyetlerle ilgili görüş bildirdi. Toplantıda konuşma yapan İl Genel Meclisi Başkanı Hayrullah Solmaz, Manisa İl Genel Meclisi’nin iktidarıyla, muhalefetiyle uyumlu ve fedakarca çalıştığını ve bu nedenle Manisalılar’ın, imkanlar doğrultusundaki en iyi hizmetleri aldığını savundu. Bütçe toplantısında konuşmalar sırasında AKP’li üyelerin AKP iktidarından övgü ile söz ederek önceki iktidarları eleştirmesi, DYP’li meclis üyeleri tarafından protesto edildi. DYP’li üyeler sıralarından yüksek sesle bağırarak, “Reklam kuşağı yapmayın. Burada il genel meclisini konuşuyoruz. Durmadan hükümeti övüp duruyorsunuz” sözleriyle AKP’li üyelerin sözlerini kesti.
Oy birliği ile kabul edilen 45 milyon 900 bin YTL’lik bütçeden genel kamu hizmetleri için 19 milyon 804 bin 954 YTL, savunma hizmetleri için 35 bin YTL, ekonomik işler ve hizmetler için 7 milyon 435 bin 1 YTL, iskan ve toplum refahı için 7 milyon 265 bin YTL, sağlık hizmetleri için 5 milyon 110 bin 45 YTL, dinlenme, kültür ve din hizmetleri için 725 bin YTL ve eğitim hizmetleri için de 5 milyon 525 bin YTL ayrıldı.
Toplantı sonunda İl Genel Meclisi Başkanı Hayrullah Solmaz, bir süre önce yapmayı planladıkları Suriye gezisini katılımın az olması nedeniyle iptal ettiklerini açıkladı. Bunun üzerine söz alan DYP İl Genel Meclis Üyesi Sebahattin Sakallı, “Geçen yıl bütçeler görüşülürken GAP gezisi yapacağız dediniz, bütçeler kabul edildi geziyi iptal ettiniz. Bu yıl bütçe görüşmeleri başladı, Suriye gezisi yapacağız dediniz, bütçe görüşmeleri tamamlandı, Suriye gezisini iptal ettiniz, inşallah önümüzdeki sene o koltuğa oturamazsınız” dedi. Salonda şok etkisi yapan bu sözler üzerine Hayrullah Solmaz, “Beni bu koltuğa siz oturtmadınız, ben hayatım boyunca böyle bir hakaretle karşılaşmadım. Siz terbiyesizsiniz” diye karşılık verdi. Tartışma büyümeten yatıştı.
Ertan Korkmaz
2007 Yılı Merkezi Bütçe Kanunu Tasarısı kabul edildi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı kabul edildi.
Tasarıya göre, 2007 Yılı Bütçesinin gideri 204.9 milyar YTL olacak. Bütçe gelirleri ise 188.1 milyar YTL olarak belirlenirken, bütçenin vermesi öngörülen 16.7 milyar YTL açık, net borçlanma hasılatı ile karşılanacak.
MEMUR MAAŞLARI..
Tasarıya göre, 1 Ocak-30 Haziran arasını kapsayan 2007 yılının ilk yarısı için aylık katsayısı 0.04605, memuriyet taban aylığına uygulanacak katsayı 0.5864, yan ödeme katsayısı 0.01461 olacak. 1 Temmuz-31 Aralık arasını kapsayan yılın ikinci döneminde ise aylık katsayısı 0.04739, taban aylığı katsayısı 0.61417, yan ödeme katsayısı ise 0.01503 olarak uygulanacak.
Sözleşmeli memurların ücret tavanı ise yılın ilk yarısında 2 bin 403, ikinci yarısı için de 2 bin 480 YTL olarak belirlendi.
Memurlara enflasyon farkından doğan ödemeler, Bakanlar Kurulu kararıyla yapılacak.
Maaşları düşük olan memurlara yüzde 8, yüksek olanlara ise yüzde 6 oranında zam yapılacak.
Hazine garanti limiti ve borçlanmaya ilişkin işlemlerde garanti imkan limiti 3 milyar ABD Dolarını; elde edilecek kaynaklar Hazineye aktarılacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarınca ihraç edilecek sertifika, senet ve benzeri finansman enstrümanlarına sağlanacak garanti tutarı ise 2 milyar ABD Dolarını aşamayacak.
3 milyar doların yüzde 1′ine kadar ikrazen özel tertip devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilecek.
Türkiye Şeker Fabrikaları ile Toprak Mahsulleri Ofisinin görev zararları, Hazine tarafından karşılanacak.
BELDES projesinde kullanılacak 300 milyon YTL’nin kullanımında yetki belediyelerde olacak.
KADROLAR
Kamu kurum ve kuruluşları, 2007 yılında, çeşitli nedenlerle ayrılan memurların yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde, açıktan veya nakil yoluyla atama yapabilecek. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayan kuruluşlar için ilave 23 bin atama izni verilecek. Yükseköğretim kurumlarına ise 2 bin atama izni verilmesi öngörülüyor.
ÖNERGELER
Komisyonda verilen bir önerge ile bütçenin gider kalemleri 86.3 milyon YTL artırıldı.
Verilen bir başka önerge ile genel bütçeye dahil kurumların 143, özel bütçeleri kuruluşların da 43 adet özel donanımlı araç temin etmelerine izin verildi.
Fazla mesai ücretlerinin tavanı da artırıldı. Buna göre, fazla mesai tavanları nüfusu 10 bine kadar olan yerlerde 135, 50 bine kadar olan yerlerde 145, 100 bine kadar olan yerlerde 160, 250 bine kadar olan yerlerde 180, 1 milyona kadar olan yerlerde 217 ve 1 milyondan fazla olan yerleşim birimlerin de de 225 YTL olacak. Ankara ve İstanbul’da ise itfaiyecilerin fazla mesai tavanı 244 YTL’den 250 YTL’ye çıkarıldı. Büyükşehir sınırları içende ise bu rakam 335 YTL olacak.
GAZİLER İLE ŞEHİTLERİN DUL VE YETİMLERİ
Verilen önerge ile 1 Ocak’ta yürürlüğe girecek Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunundan, gaziler ile şehitlerin dul ve yetimlerinin olumsuz etkilenmemesi için yeni düzenlemeler yapıldı. Bunlar için 2007 yılından önceki uygulamalar geçerli olmaya devam edecek.
Cep telefonlarından alınan kullanım bedelinin 12 eşit taksitte tahsil edilmesine ilişkin düzenleme de yasal güvenceye kavuşturuldu.
EMZİRME YARDIMI DÜŞÜRÜLDÜ
Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile kadınlara 6 ay süre ile 190 YTL emzirme yardımı verilmesini düzenleyen hüküm de değiştirilerek, bu yardım 54 YTL’ye indirildi.
Yeşil Kart sahiplerinin sağlık primlerinin yüzde 12’si Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenecek.
Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğü birbirlerine taşınmaz devredebilecekler. Hazine bu taşınmazları vatandaşlara satabilecek.
Şehit çocuklarına ödenen eğitim yardımları 2007 yılında da devam edecek.
Sevk zincirini özendirmek amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna, hastanelerden alınacak katkı payını 5 katına kadar artırma, yarıya kadar indirme veya hiç almama yetkisi tanındı.
Sahte belgelerle Emekli Sandığından malulen emekli olduğu tespit edilenlerden tahsil edilmesi öngörülen alacaklardan da vazgeçilecek.
KESK’ten hükümete bütçe eleştirisi
KESK Başkanı İsmail Hakkı Tombul, bütçeden kamu harcamalarına ayrılan payın OECD ortalamasının çok altında kaldığını belirterek, “Hükümetin bütçedeki öcelikler sıralaması , siyasal tercihleri ele veriyor” dedi.
Tombul yaptığı açıklamada, OECD ülkelerinin kamu harcamalarının GSYİH içindeki ortalamasının yüzde 41.3 olduğunu belirterek, Türkiye’de ise bu oranın 2007 yılı için yüzde 32.4 düzeyinde olduğunu kaydetti. 2007 yılında faiz harcamalarının oranın yüzde 24 civarında olacağına dikkat çeken Tombul, “Askeri harcamaları da düştüğünde bu oran yüzde 21’dir. OECD ortalamasında ise bu oran yüzde 34.8’dir” dedi.
İsmail Tombul, OECD ülkelerine göre Türkiye’de kamu harcamalarına son derece az kaynak ayırıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Kamu harcamalarına ayrılan payın az olması, yetersiz sayıda okul, hastane, doktor, öğeretmen, fabrika, yol ve iş demektir. Hükümetlerin sınıfsal tercihlerinin ifadesi olan bu uygulamalar, her şeyin alınır-satılır olduğu ve kar güdüsüne bırakıldığı bir dünya düzenini savunan libarel politikaların ürünüdür. Oysa başta eğitim-sağlık gibi tüm yurttaşlara eşit,ücertsiz ve nitelikli olarak ulaştırılması ve sunulması gereken hizmetler, ticari amaçlarla, kar güdüsüne teslim edilmeyecek kadar önelidir. Bugün kademeli olarak bu alanların paralaştırıldığını ve kademeli olarak düşürüldüğünü görmekteyiz. Bu alanların özelleştirilmesi ve paralı hale getirilmesi haylkın üzerindeki ikinci vergilendirme aracı haline gelecek, yoksul bölgelerde okulların, hastanelerin kar elde etmediği gerekçesiyle kapatıldığı trajik bir sürece hizmet edecektir”
Tasarruf kararı bilişimi etkiliyor
Maliye Bakanlığı, harcamalarda tasarruf yapmak ve etkin bir bütçe politikası yürütmek gerekçesiyle bazı sektörlerde kamu ihalelerini durdurduğunu açıkladı. Kasım ayı başından itibaren geçerli olan bu karar, özellikle Kasım-Aralık aylarında yoğun bir ihale trafiği yaşayan bilişim sektörünü de kapsıyor.
Türkiye Bilişim Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜBİSAD), tasarruf kararı alındığında ilk gözden çıkarılan kalemlerden birinin bilişim olmasının, kamunun verimliliğine katkı sağlayacak bir sektörün gelişimini sekteye uğratacağını belirtiyor.
Türkiye Bilişim Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜBİSAD), Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Tasarruf Tedbirleri Genelgesi hakkındaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşıyor. Bilindiği gibi, Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan bir genelgeyle, 1 Kasım öncesinde hakedişe bağlanmamış kamu ihalelerinin durdurulduğu açıklandı. Bu karar, başta bilişim sektörü olmak üzere kırtasiye, taşıt, büro malzemeleri gibi alanları kapsıyor.
IMF tarafından da desteklendiği belirtilen bu tasarruf kararında, ilk gözden çıkarılan kalemlerden birinin bilişim olması dikkat çekiyor. TÜBİSAD Başkanı Tuğrul Tekbulut, yayınlanan tasarruf genelgesi hakkında sektörün görüşlerini şöyle açıklıyor: “Türkiye, bilgi toplumu olma yolunda önemli adımlar atıyor. Bu süreçte kamu kurum ve kuruluşlarının bilişimi kullanarak verimliliği artırması, topluma bu yönde örnek olması ve kişilerin hayatlarını kolaylaştıracak içerikleri erişime sunması da en önemli hedeflerden biri. Oysa alınan bu karar, Bilgi Toplumu Stratejisi ve belirlenen hedeflerle çelişkili bir durum yaratıyor.
Hiç kuşkusuz, topyekûn bir gelişme sağlanması için bilişim sektörünün de büyümesi ve güçlenmesi, doğru bir arz-talep dengesinin yaratılması gerekiyor. Normal koşullarda kamu ihaleleri açısından yoğun geçmesi beklenen bir dönemde alımların durdurulması, özellikle bilişim sektörünün gelişmesine sekte vuruyor. Genellikle yılın son birkaç ayındaki kamu alımlarıyla yıl sonu hedeflerine ulaşan bilişim firmaları, bu karar nedeniyle bekledikleri yıllık büyümeyi gerçekleştiremeyebilirler.”
Bilişim sektörünün, yıl sonu hedeflerine ulaşmanın ötesinde, yerli katma değer yaratır hale gelmesi için de çalışmalar yapıldığına dikkat çeken Tekbulut, şunları ifade ediyor: “Büyük ölçüde ithalata bağlı bir sektör yapısından, katma değer üreten ve yurtdışı piyasalara açılan bir sektör haline geliyoruz. Bu süreçte iç pazar dinamiklerinin geliştirici etkisi inkar edilemez. Bu karar, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne çok büyük bir darbe vuruyor. E-devlet, bilgi toplumu gibi kavramları tartıştığımız bu dönemde, ilk kesintiye uğratılan sektörün bilişim olmasını yadırgıyor; geçmiş yıllarda yapılan hataların aynı şekilde tekrarlanıyor olmasından ve ders alınmamasından dolayı şaşkınlık yaşıyoruz.”
Türkiye’nin global bilişim haritasındaki yerine de değinen TÜBİSAD Başkanı Tuğrul Tekbulut, Dünya Bankası ve Avrupa Birliği endekslerinde zaten geride kalan ülkemizin, alınan son kararla bilişim yatırımlarının kesilmesi sonucunda daha da arka sıralara düşmesinden kaygı duyduklarını belirtiyor. Bu durumun, özellikle ekonomik rekabetçilik konusunda Türkiye ile yarışan ülkelere avantaj sağlamasından endişe duyuluyor.
İstanbul para yutuyor
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi 2007 bütçesi (Büyükşehir, İETT, İGDAŞ gibi 24 şirketiyle birlikte) yaklaşık 15 milyar YTL, yani 10 milyar dolara tekabül ediyor. 2006 yılının konsolide bütçesi yaklaşık 10.5 milyar dolardı. Programlanan 2007 bütçesine göre, İstanbul Büyükşehir, 10’a yakın bakanlıktan büyük olmuş oluyor.
Büyükşehir’e 10.5 milyar dolar bütçe yetmedi bu yıl… Yatırımları için sıkıntıya girdi. Belediye Başkanı Kadir Topbaş, daha yaz aylarında ek bütçe çıkaracaklarını söyledi. Ancak bu işi kasım ayında gerçekleştirilebilirdi. Cevahir İş Merkezi’nin yarı hissesinin satışından sonra yeni bütçe meclisten geçebildi. İstenen ek bütçenin tutarı; 800 milyon YTL… Cevahir’den 421 milyon doların geleceği belli olduktan sonra bütçenin hemen meclisten geçirilmesi dikkat çekti. Ancak, satış işlemi henüz onaylanmadığı için 421 milyon doların Cevahir’e ortak olan ana hissedar Kuveyt Yatırım İdaresi’ne bağlı St. Martins Property firmasının bu parayı İngiltere’den mi, Kuveyt’ten mi göndereceği henüz açıklığa kavuşmadı.
Bu arada bu grubun, şirketin Türkiye’de üç gün önce kurulmasından sonra ihaleye tek girmesi, rekabet şartlarının oluşmadığı tartışmalarını gündeme getirdi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, “Borcumuz yok” diyor ama İstanbul, bütün Türkiye’nin hemen hemen tüm uluslararası toplantılarını sırtlamış durumda. Devletin büyük organizasyonu, Büyükşehir’in ’kasası’ndan karşılanıyor. Bush’un geldiği NATO toplantısı, Eurovision, Olimpiyat Stadı’nda yapılan Şampiyonlar Ligi Finali, Dünya Mimarlar Kongresi, Formula 1, İSEDAK ve son Dünya Ekonomik Forumu toplantıları gibi… Bunlar için milyon dolarlar harcandı.
Bu nedenle İstanbul para yutuyor.
’Birkaç yıl daha ayvayı yiyeceğiz’
GEÇEN gün Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ulaşımdan sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Rafet Bozdoğan’la birlikte ’İstanbul’da Ulaşım’ konusunda bizlere brifing veriyordu.
Yazımızın başlığı olan bu cümle, İstanbul’un ulaşım sorununu anlatırken Bozdoğan’ın ağzından çıktı.
İstanbul’un trafik sorunu birkaç ay içinde öyle çözümlenecek durumda değil.
İstanbul günü kurtaran plansız, programsız çözümlerle bugüne geldi.
Yerleşimi ve ulaşımı hep doğudan batıya (E-5 ve TEM) gerçekleştirildi. kuzey-güney ekseni yok sayıldı.
Kadir Topbaş, “Keşke zamanın yöneticileri E-5’i 40 metre açık düşünseydiler, servis yolları bıraksalardı” derken, trafikteki en önemli soruna dikkat çekiyordu.
Kentiçi trafiğinin yönetim ve denetiminin Londra’daki gibi polisten kendilerine verilmesini istiyor Topbaş… Trafiği polisten daha iyi ’disiplin’ altına alacaklarını savunuyor.
Doç. Rafet Bozdoğan, ulaşım ve trafik sorunlarının çözümüne ilişkin sekiz aylık bir çalışmayla yeni bir konsept yarattıklarını belirterek şu çarpıcı değerlendirmeyi yapıyor:
“İstanbul’da 12 milyon kişi her an hareket edebiliyor. Ancak her gün hareket halinde olan insan sayısı 5.5 milyon… Nüfus her yıl yaklaşık 300-400 bin artıyor. Her yıl trafiğe en az 200 bin aracın girmesiyle oluşan 8 milyon araca yollar yetmiyor. Yani İstanbul yol bakımından fakir.
Ulaşım için metrodan tramvaya, denizden karayollarına (tünel dahil) kadar 57 proje ve 116 kavşak çalışması sürüyor.
Topbaş’a göre, 5 yılda projelendirilen tahmini yatırım tutarı 15 milyar dolar.
Niyet, her yıl Büyükşehir bütçesinin % 60’ını ulaşım ve trafik sorununa aktarmak.
Başkan bir ’hayalini’ de açıklıyor:
“Kaynak olsun, 50 yerden işe başlayarak 7 yıl içinde trafik ve ulaşım sorununu çözerim… 505 km’lik metro yaparak… Ama bu para nerede?”
Öğretmene gül
ÖĞRETMEN sözcüğünü her duyuşumuzda içimizdeki heyecanı hissediyoruz, gözlerimiz doluyor. Umutla, güvenle başımızı kaldırıyoruz aydınlığa doğru. Atatürk’ün aydınlık yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle ulaşabildiğimiz okullara ulaşıp, birer gül ile öğretmenlerimizi kucaklayıp ellerinden öpeceğiz. Ulaşamadıklarımıza bir kez daha şükran ve saygılarımızı iletmek, öğretmenler günlerini en içten dileklerimle kutlamak istiyorum.
Aysın GÜNEN
Cumhur ve vicdan
DİN bir kamu işi değilse, bir vicdan işiyse gereken şu değil midir? Bu yolu kullananlar kamunun yani cumhurun başı olmayı değil, vicdanın başı olmayı seçmelidirler. O vicdani temsilin başı da Diyanet İşleri Başkanlığı olmalıdır; Cumhurbaşkanlığı değil.
Ahmet DURSUN
Papa toprağı öpecek mi
TÜRKİYE’ye ilk papa 1967 yılında geldi. Bu, Papa VI. Paul idi. İkincisi; II. Jean Paul’dü; 1979’da Esenboğa Havaalanı’nda Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından karşılanmıştı. Sonra resmi zevatın arasında diz çökerek yeri öpmüştü.
Salı günü gelecek Papa 16. Benedikt, Esenboğa’da yeri öpecek mi?
Toprağı öpmek saygı ve şükretme anlamına geliyor.
Merak edilmez mi?
GÜNÜN SÖZÜ
“(Balık çiftlikleri sahiplerine) Ağalar, beyler, paşalar kusura bakmayın. Hemen kenara bağlamış olduğunuz balık çiftlikleriniz varsa, buradan bir an önce gideceksiniz. Kanun ne diyorsa ona uyacaksınız, dedim. Balık çiftliklerinin, Türkiye sahilleri, muhteşem turizm potansiyeli üzerindeki olumsuzluklarını kabul etmem mümkün değildir. Bu iş bitmiştir. Bu defteri kapattık. Kimse de açamaz bundan sonra.”
(Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe)
Yalçın Bayer
Vergide çarpık tablo
2006 yılı genel bütçe gelirlerinin, 10 aylık sonuçları belli oldu.
Buna göre, 156.8 milyar YTL olan 2006 yılı gelir hedefinin, yüzde 88’i, ilk 10 ayda tutturuldu.
Toplanan gelirlerin, yüzde 82’sini vergiler oluşturuyor.
VERGİLER DOLAYLI GELDİ
İlk 10 ayda toplanan vergilere göz attığımızda;
- Yüzde 69’unun dolaylı,
- Yüzde 31’inin de dolaysız
vergi olduğu göze çarpıyor.
Dolaylı vergilerde oranın yüksek olması, o ülkede “vergi adaletinin bulunmadığının göstergesi” oluyor. Nedenine gelince, dolaylı vergiler, kişilerin gelir düzeyine bakılmadan alınıyor. Örneğin bir bardak su içen, bir ekmek alan işsiz vatandaş da, asgari ücretli de, milyoner bir vatandaş da aynı vergiyi ödüyor. Dolaylı vergiler, ağırlıklı olarak KDV ve ÖTV gibi fiyatların içine gizlenmiş vergilerden oluşuyor.
AB ülkeleri ortalamasına gözattığımızda, dolaylı vergilerin, toplam vergi gelirlerine oranı yüzde 35. Bu oran bizde, 2006 yılının ilk 10 ayı itibariyle, yüzde 69 yani AB ortalamasının iki katı!…
GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ
Dolaysız vergiler, ağırlıklı olarak gelir ve kurumlar vergisinden oluşuyor.
1. Kurumlar Vergisi:
Hürriyet okurları hatırlayacaktır. Daha bu yılın başlarında, rakamlar belli olmadan “Kurumlar Vergisi gelir hedefinin tutturulamayacağını” iddia etmiştik. Nitekim, ilk 10 aya ait kesinleşen rakamlar bizi doğruladı… Buna göre;
İlk 10 ayda toplanan Kurumlar Vergisi: 8.2 milyar YTL,
- 2006 yılı Kurumlar Vergisi hedefi: 12.9 milyar YTL
- Gerçekleşme oranı(%): 63.6
Hedef, başlangıçta 14,8 milyar YTL idi. Oran indirimi sonrası 12.9 milyar YTL olarak revize edildi. Ama bu hedef de tutmadı. Daha önce yazdığımız gibi, Haziran ayında yasalaşan “Kurumlar Vergisi oran indirimi” geriye dönük olarak 1 Ocak itibariyle değil de 2007 yılından itibaren yürürlüğe girseydi, Kurumlar Vergisi yönünden yaklaşık 4 milyar YTL gelir kaybı olmayacaktı.
2. Gelir Vergisi:
2006 yılının ilk 10 ayında toplanan gelir vergisinin dağılımı, tabloda gösterilmiştir.
Tabloya göz attığımızda, 2006 yılında toplanan gelir vergisinin;
- Yüzde 90’ının, stopaj (kaynakta vergi kesintisi) yoluyla; başta ücretliler olmak üzere, faiz, repo, işyeri kira, serbest meslek gibi ödemelerden toplandığı,
- Kalanının da beyanname veren mükelleflerden toplandığı,
göze çarpıyor. Olaya, toplam vergi gelirleri yönüyle göz attığımızda;
2006 yılının ilk 10 ayında toplanan vergiler: 112.528 milyon YTL
Beyannameli mükelleflerin ödediği gelir vergisi: 2.122
Beyannameli mükelleflerin ödediği vergi(%): 1.89
Görüldüğü gibi, 2006 yılının ilk 10 ayında toplanan vergilerin, yüzde 1.89’u, beyanname veren 2.5 milyon civarındaki gelir vergisi mükellefinden toplanabilmiş!..
Vergideki bu çarpık tablonun, en kısa zamanda düzeltilmesi gerekiyor.
Şükrü Kızılot
İstanbul’un bütçesi 4.8 milyar YTL
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediyesi’nin 4 milyar 850 milyon YTL’lik 2007 yılı bütçesini oy birliğiyle kabul etti. 4 milyar 850 milyon YTL’lik dev bütçede 2007 yılı gelir tahmini de 3 milyar 980 milyon YTL olarak yer alıyor. Bütçede 922 milyon 20 bin YTL’lik bütçe açığının 870 milyon YTL tutarındaki kısmının bankalardan borçlanma yoluyla karşılanması planlanıyor. Bütçede harcama kalemleri arasında Ulaşım Daire Başkanlığı 844 milyon 187 bin YTL ile birinci, Hesap İşleri Daire Başkanlığı 790 milyon 31 bin 421 YTL ile ikinci, Fen İşleri Daire Başkanlığı 752 milyon 218 bin YTL ile üçüncü, Emlak İstimlak Daire Başkanlığı da 513 milyon 177 bin YTL ile dördüncü sırada yer aldı.
Eğitim- Sen’den bütçe eylemi
EGİTİM-Sen üyesi bir grup, ‘Bütçeden Eğitime Yeterli Kaynak, Okuluma Ödenek İstiyorum’ kampanyası çervesinde toplanan imzaları, TBMM’ye verdi.
TBMM Dikmen kapısı önünde basın açıklaması yapan Eğitim- Sen Genel Sekreteri Emirali Şimşek, eğitimde özelleştirmenin son sürat devam ettiğini söyledi. Şimşek, “Temel bir insan hakkı olan eğitim her geçen gün ticarileştirilmektedir.
2007 bütçesinde eğitime ayrılan pay, eğitim sisteminin zorunlu ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzaktır. Veliler çocuklarını okutabilmek için yüksek rakamlarla harcama yapmak zorunda bırakılmıştır. Devletin sorumluluğunda olması gereken eğitimin yükü, siyasi iktidarların bilinçli politikalarıyla birlikte büyük oranda velilerin omuzlarına yıkılarak, kamusal parasız eğitim hakkı erozyona uğratılmıştır. Bugün yeterli ödenek ayrılmadığı için çoğu okullarımızda elektrik, su ve yakacak giderlerinin önemli bir bölümü velilerden toplanan paralarla karşılanmaktadır” dedi.
Açıklama sırasında, polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Açıklamanın ardından Eğitim- Sen üyeleri, Türkiye genelinde toplanan dilekçelerin bulunduğu klasörleri Meclis Dilekçe Komisyonu’na verdi.
Fevzi Kızılkoyun